herşey burada
  Uzayın enleri
 

EN UZUN GÜNEŞ TUTULMASI:

Ayın Dünya ile Güneş arasında aynı düzlem içinde bulunması sonucunda meydana gelir. Yapılan teorik hesap ve gözlemlerden, Ayın Dünya etrafındaki dolanım hızı nedeniyle Güneş tutulmasının en fazla 7 dakika. 31 saniye. sürdüğü anlaşılmıştır. Bu maksimum süreye ise hiç bir zaman ulaşılamaz. Bunun nedeni, Güneşin Dünya ve Ay ile uzaklığının değişimi ve Güneşin görünüm açısının farklı oluşudur. M.Ö. 2004 ile M.S. 2526 yılları arasında en uzun sürecek Güneş tutulması 16 Temmuz 2186 günü görülecektir. Yakın geçmişte de en uzun Güneş tutulması, Temmuz 1955 tarihinde 7 dakika 8 saniye olarak gerçekleşmiş ve Hint Okyanusundan izlenmiştir.

EN YOĞUN METEOR SAĞANAĞI

1966 Kasım ayının 16-17. gecesi, tarihin en yoğun meteor sağanağı olarak rekorlara geçti. Meteorlara göktaşları da denir. Uzayın derinliklerinden gelip Dünya atmosferine giren ve böylece yeryüzüne ulaşan irili ufaklı binlerce meteor, halk dilinde ‘yıldız kayması’ olarak isimlenmiştir. Tabii ki yıldızlar yerli yerinde durur, kayan kaybolan yıldız yoktur. Söz konusu gece bir saat içinde 144.000 adet meteorun hava sürtünmesi nedeniyle yanarak kül olduğunu öğreniyoruz. Olay, ABD’nin batı yörelerinde heyecanla izlendi.

DÜNYAYA EN YAKIN KUYRUKLU YILDIZ:

1767 yılında Lexell kuyruklu yıldızı, Jüpiter’in çekim kuvveti nedeniyle Dünyaya en yakın konumdan (2.26 milyon km.) geçerek yoluna devam etti. Bu uzaklık, Ay-Dünya arasındaki uzaklığın (6) katıdır.

EN BÜYÜK VE EN KÜÇÜK UYDULAR:

Dev gezegen Jüpiter’in 16 uydusu tüm Güneş Sisteminin rekorlarını kıran Ayları oluşturur. Bunlardan Ganymeda, 5262 kilometre çapı ile Merkür’den bile daha büyüktür. Yine Jüpiter’in en küçük ayı Leda, 16 kilometre çapında ve Güneş Sisteminin de en küçük uydusudur.

EN FAZLA ENERJİYE SAHİP PULSAR:

Pulsarlar, kendi ekseni etrafında olağanüstü hızlarla dönen enerjik gök cisimleridir. Yapılan gözlem ve araştırmalar sonucunda, Pulsarların zamanla rotasyon hızlarında bir azalma görüldüğü anlaşılmıştır. Kinetik enerjinin azalması ile, Pulsar, bir elektromağnetik enerjiye sahip olur. (enerjinin sakınımı prensibi) Crab Nebula’nın merkezinde bulunan bir pulsarın her 0.033 saniyede bir kendi ekseni etrafında döndüğünü bulan bilimciler, son derecede çarpıcı gerçekleri açığa çıkarıyorlar. Pulsar, her saniyede 5×1038 erg’lik bir enerji kaybediyor. Bu oran, Güneşin enerjisinden tam 100.000 kez daha fazladır. (Büyük orandaki enerji kaybı, Pulsarın ne kadar enerjik olduğunu temsil eder).

EVRENİN EN BÜYÜK GALAKSİSİ:

Astronomi atlaslarında 3C236 olarak bildirilen ve muazzam bir enerjiye sahip olan (1061 erg) bu galaksi, Samanyolu Galaksimiz ile Andromedea arasında uzaklığın dört misli fazlasıyla bizden 10 milyon ışık yılı ötede yer alır. Yaklaşık 10 milyar süpernova şiddetinde olan galaksi, bilinen en büyük galaksidir.

EN BÜYÜK SABİT YILDIZ:

Bu yıldıza Mu Cephei ismi verilir ve kırmızı renk yayan bir süper dev olarak da tanımlanır. Büyüklüğü, Dünya-Güneş arasındaki uzaklığın 11 mislidir. (11×150.000.000 km) Eğer bu yıldız, Güneş Sisteminin merkezine konulsaydı, Satürn de dahil olmak üzere bütün bir uzay hacmini kapsamış olacaktı.

EN ZENGİN GRUP GALAKSİ:

Grup Galaksileri (Galaxy Cluster) Evrenin hiyerarşik özelliğinin tipik bir göstergesidir. Galaksilerin birleşmesinden oluşan gruplar, uzayda ilginç görüntüler sergilerler. Abell 665 ismindeki grup, katologta mevcut 2000 örnekten en fazla galaksi üyesi bulunandır. Abell 665, 3000 galaksiden daha fazla galaksiyi içinde barındırıyor.

EVRENDE BİZDEN EN UZAK YILDIZ:

1991 yılında ABD’de Polamar Mountain gözlemevinde bizden en uzaktaki kuasarın varlığı izlendi. Kuasarın kırmızıya kayış (red shift) oranı, 4.897 olarak saptandı. Bu orandan faydalanan uzmanlar, genişleyen evren teoremine göre, kuasarın bizden ışık hızının %95’i bir hızla uzaklaştığını buldular. (285.000 km/san) Bu uzaklaşma hız değeri ile Evrenin en uzak sınırlarına yaklaşıldığı görüşü kuvvet kazandı. Bu sınır, 12-14 milyar ışık yılı uzaklığına eşdeğerdir. Bu uzaklığı Evrenin yaşı ile de ifade eden bilimciler, kuasardan çıkan ışığın, Evrenin şimdiki yaşının %7 civarında olduğu dönemleri (yaklaşık 1 milyar) temsil ettiğini buldular.

EN SICAK YILDIZ:

Yıldızların (Güneşlerin) yüzey sıcaklığı, bir anlamda onların iç katmanlarındaki sıcaklık değerlerinin de bir göstergesi kabul edilir. Bizim Güneşimizin yüzey sıcaklığı, 6000 derecedir. HD 93129A yıldızının yüzey sıcaklığı, 45.000 derecedir. Son zamanlarda NGC2440 yıldızının şimdiye kadar izlenen ve bilinen en sıcak yıldız olduğu açıklandı. Bu yıldızın yüzey sıcaklığı tam 200.000 derece imiş!.

EN YAVAŞ VE EN HIZLI DÖNEN PULSARLAR:

Pulsarlar radyo dalgaları bandında enerji yayan ve ekseni etrafında korkunç hızlarla dönen (spin) gök cisimleridir. Şimdiye kadar gözlenen ve bilinen en yavaş dönen pulsar, her 5.094 saniyede bir kez dönerek rekor kıran J1951+1123 koordinatındaki pulsardır. En hızlısı ise her 0.00156 saniyede bir defa dönen B1937+21 koordinatındaki pulsardır. Eğer bir pulsar, bundan daha da kısa bir sürede dönüş yaparsa hemen ikiye ayrılır.

EN BÜYÜK GÜNEŞ LEKESİ:

1947 yılının Nisan ayında Güneşte büyük boyutlarda lekeler gözlendi. Lekeler, tüm Güneş yüzeyinin sadece %1’lik oranını kapsıyordu. Bu oran, 100 adet Dünya büyüklüğüne eşdeğerdir.


EN ENERJİK SUPERNOVA:


Büyük bir yıldız ölünce (yakıtını bitirince yani hidrojeni tükenince) kendi merkezi içine kapanır. Böyle bir durumda, korkunç yoğunlukta bir nötrino akısı tüm uzaya yayılır. 23 Şubat 1987 tarihinde böyle bir Süpernova patlaması Magellenıc Cloud bölgesinde Güney yarıküremizden gözlendi. 170.000 ışık yılı uzaklıkta olan süpernova, o kadar güçlü idi ki, toplam enerji miktarının 3×1053 erg’e ulaştığı anlaşıldı.
Bu değer, bizim Güneşimizin enerjisinden 100 milyar kere milyar daha fazladır. Patlamadan bir kaç saniye sonra uzayda öyle bir parlaklık gözlendi ki, bu parlaklık Evrendeki tüm galaksilerin parlaklığından daha fazlaydı. (Patlamanın 170.000 yıl önce vuku bulduğunu unutmayalım!)

DÜNYAYA EN FAZLA YAKLAŞAN ASTEROİD

Asteroidler, Mars ile Jüpiter arasında yer alan ve sayıları yüz binleri bulan irili ufaklı gök cisimleridir. 9 Aralık 1994 tarihinde orta büyüklükte bir ev boyutunda olan bir asteroid, Dünyaya 100.000 kilometre yaklaştı ve yörüngesini tamamlamak üzere yoluna devam etti. 1994 XM1 kod numarası ile kayıtlara geçen sistemin bu küçücük üyesi, görüntüsünden sadece 14 saat önce keşfedildi ve biraz da uzmanları heyecanlandırdı. Ya Dünyamıza çarparsa?..

GÜNEŞ SİSTEMİNDEKİ EN ACAYİP CİSİM:

1994 Ağustosunda uzmanlar, yerden gönderdikleri radar sinyallerini, 1620 Geographos asteroidi yüzeyine ulaştırdılar. Yeryüzüne geri dönen ekolar, bu cismin patates misali eğri büğrü olduğunu gösterdi. 5.1 x 1.8 km. boyutlarındaki bu asteroide ‘acayip’ sıfatı verildi.

 
  tüm zamanların rekoru bugün 37643 ziyaretçi (46537 klik) kişi burdaydı!:D  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=